AYM Kararı Sonrası e-Tebligatta Yeni Dönem

aymkararı

Regülasyon teknolojilerinde hukuki sınırlar, dijitalleşmenin geldiği noktada her zamankinden daha kritik bir konu haline gelmiş durumda. İş süreçlerini hızlandıran, operasyonel verimlilik sağlayan ve insan hatasını azaltan dijital sistemlerin sürdürülebilirliği; açık, öngörülebilir ve temel haklarla uyumlu bir hukuki çerçeveye dayanıyor.

Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ocak 2026 tarihli E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararı, teknoloji ile hukuk arasındaki bu dengenin önemini yeniden gündeme taşıdı. Karar, 3 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve özellikle vergi hukukundaki elektronik tebligat uygulamalarının kanuni dayanağı bakımından önemli sonuçlar doğurdu.

Kararın kapsamı nasıl okunmalı?

AYM kararı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesi kapsamında yürütülen Hazine ve Maliye Bakanlığı elektronik tebligat sistemine ilişkin düzenleme yetkisini konu alıyor.

Mahkeme, Bakanlığa;

  • elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme,
  • elektronik ortamda tebliğ yapılacak kişileri belirleme,
  • elektronik tebliğe ilişkin usul ve esasları düzenleme

yetkisi veren ibareleri Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Kararın odağında elektronik tebligat yönteminin hukuki geçerliliğinden çok, bu yöntemin kimlere, hangi koşullarda ve ne kadar süreyle zorunlu tutulacağını belirleyen kuralların doğrudan kanunda yer alması gerekliliği bulunuyor.

Bu kapsam ayrımı, kararın doğru yorumlanması açısından önem taşıyor. AYM kararı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında faaliyet gösteren Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’ni ve diğer elektronik iletişim altyapılarını doğrudan etkilemiyor. İnceleme, VUK 107/A kapsamında vergi idaresi tarafından gerçekleştirilen elektronik tebligatlarla ve Bakanlığa tanınan düzenleme yetkisiyle sınırlı tutuluyor.

AYM hangi hukuki soruna dikkat çekti?

AYM değerlendirmesinde, elektronik tebligatın dava açma ve itiraz sürelerinin başlaması gibi önemli hukuki sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Elektronik ortamda gönderilen bir belgenin tebliğ edilmiş sayılması, kişinin mahkemeye başvurma süresini doğrudan etkileyebiliyor.

Bu nedenle elektronik tebligat sistemine dahil edilecek kişilerin, zorunluluğun başlangıç ve sona erme koşullarının ve uygulamanın temel esaslarının kanunla belirlenmesi gerekiyor.

Temel çerçevenin kanunda çizilmeden idareye geniş bir düzenleme yetkisi verilmesi; hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve mahkemeye erişim hakkı bakımından sorun oluşturuyor. AYM de düzenlemenin mahkemeye erişim hakkını sınırlayan yönlerinin kanuni güvenceye kavuşturulması gerektiği sonucuna ulaştı.

Kanun koyucu AYM kararının ardından harekete geçti

AYM, oluşabilecek hukuki boşluğu önlemek amacıyla iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermişti. Bu takvime göre iptal hükmünün 3 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyordu.

Ancak kanun koyucu bu tarihi beklemeden yeni bir düzenleme yaptı. 24 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen ve 1 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile VUK’un 107/A maddesi yeniden düzenlendi. Böylece elektronik tebligat sisteminin temel kuralları ve zorunlu kullanıcı grupları doğrudan kanun metnine taşındı.

Güncel düzenlemeye göre elektronik tebligat sistemini kullanmakla yükümlü başlıca gruplar şunlardır:

  • Kurumlar vergisi mükellefleri,
  • Ticari, zirai ve mesleki kazançları nedeniyle gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
  • Kollektif şirketler ve adi komandit şirketler,
  • Kanunda belirtilen bazı motorlu taşıtların ilk iktisabında adına kayıt ve tescil yapılan kişiler, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği bulunmayan teşekküller.

Yeni düzenleme ayrıca sisteme dahil olma ve sistemden çıkma koşullarını da kanuni çerçeveye bağladı. Önceden elektronik tebligat sistemini kullananların yeni bir başvuru yapmadan sistemi kullanmaya devam etmesi öngörüldü.

Beş günlük tebliğ kuralı devam ediyor

VUK kapsamındaki elektronik tebligatlarda uygulanan beş günlük tebliğ kuralı korunuyor. Elektronik tebligat, sistem üzerinden muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılıyor.

SMS ve e-posta bildirimleri ise kullanıcıyı bilgilendiren yardımcı araçlar olarak işlev görüyor. Hukuki tebliğ tarihi, bu bildirimlerin ulaşıp ulaşmamasından bağımsız biçimde elektronik tebligat sistemindeki teslim kaydı üzerinden hesaplanıyor.

Bu nedenle kurumların yalnızca SMS veya e-posta uyarılarına güvenmesi önemli riskler yaratabilir. Elektronik tebligat hesaplarının düzenli kontrol edilmesi, iletişim bilgilerinin güncel tutulması, gelen belgelerin ilgili birimlere zamanında yönlendirilmesi ve yasal sürelerin merkezi olarak takip edilmesi gerekiyor.

RegTech açısından kararın anlamı

AYM kararı ve ardından yapılan kanun değişikliği, RegTech çözümleri açısından önemli bir ilkeyi ortaya koyuyor: Dijital bir sürecin teknik olarak çalışması, tek başına yeterli güvence sağlamıyor.

Bir RegTech altyapısının;

  • açık bir kanuni dayanağa,
  • sınırları belirlenmiş yetkilere,
  • doğrulanabilir işlem kayıtlarına,
  • güvenilir zaman bilgisine,
  • değiştirilemez denetim izlerine,
  • süre ve sorumlulukların izlenebildiği iş akışlarına

dayanması gerekiyor.

Özellikle tebligat gibi dava açma, itiraz etme ve hak arama sürelerini başlatan işlemlerde teknolojik altyapı ile hukuki mimari birlikte tasarlanmalı. Sisteme kimlerin dahil olduğu, yükümlülüğün ne zaman başladığı, hangi koşullarda sona erdiği ve işlemin hangi anda hukuki sonuç doğurduğu açıkça belirlenmeli.

AYM’nin kararı ve VUK 107/A’da yapılan yeni düzenleme, dijitalleşmenin önünde bir engel oluşturmaktan çok, dijital süreçlerin daha güçlü bir hukuki zemine taşınmasına yönelik bir gelişme olarak okunabilir.

Regülasyon teknolojilerinde kalıcı güven; hız, otomasyon ve entegrasyonun yanında hukuki belirlilik, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik gerektiriyor.

 

3 Ağustos 2026 itibarıyla gelen 7587 sayılı Kanun değişikliği ile metin güncel mevzuatı yansıtıyor.

Diğer Blog Yazıları
dijital güven altyapııs

Finansal Kurumların İhtiyaç Duyduğu Dijital Güven Altyapısı

Yapay Zeka Organizasyon Yapısı

Yapay Zeka Organizasyon Yapısını Nasıl Değiştiriyor?

yapayzekateknolojileri

Kumdan Düşünce Üretmek: Ajanlar, AGI ve Yapay Zekanın Geleceği

1775558707311

Artan Elektronik Tebligat Hacmi Kurumlar İçin Ne Anlama Geliyor?

e-imza-kutuphane-lisanslari-2026-risk-ve-strateji

e-İmza Kütüphanelerinde Kritik Dönemeç: Haziran 2026 Öncesi Stratejik Yol Haritası

e-yazisma-hakkinda-her-sey

E-Yazışma Hakkında Her Şey

gib-e-tebligat-hakkinda-her-sey

GİB E-Tebligat Hakkında Her Şey

kayitli-elektronik-posta-kep-nedir

Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) Nedir?

ulusal-elektronik-tebligat-sistemi-uets-ile-e-tebligat-nedir

Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) İle E-Tebligat Nedir?

yillik-degerlendirme-calistayi

Yıllık Değerlendirme Çalıştayı

uets-hakkinda-duyuru

UETS Hakkında Duyuru

verion-mutfak-atolyesi

Verion Mutfak Atölyesi

e-imza-nedir

E-İmza Nedir?

bilisim-hukuku-kurultayinda-kep

Bilişim Hukuku Kurultayında KEP

kep-hayatinizi-degistirecek

KEP Hayatımızı Değiştirecek